Ana Menü
 

 

 

 

 

 

  Ana Sayfa
  Tanıtım
  Kültür
  Edebiyat
  Eriç Spor
  Şenliklerimiz
  Sülaleler

  Dernek
  Şivemiz
  Önemli Şahsiyetler
  Haber Arşivi
  İletişim
 
 
Alt Menü

 

 

  Ziyaretci Defteri
  Resim Galerileri
  Eriç Belgeseli
  Sizlerden Gelenler
 

 

Genel

 

 

  Yöresel Yemekler
  Köy Muhtarları
  Aramıza Katılanlar
  Aramızdan Ayrılanlar
  Online Oyun Oyna
  Çocuklar İçin
  Webmaster Özel
 

 

Ziyaretçi Köşesi
 

     

    Defteri Oku    Deftere Yaz

 

 

Web Siteleri

 

 

  İş-Bim Bilgisayar
  Burhan İşliyen Web
  Kemah Kaymakamlığı
  Kemahlılar.com
 

İlgili Linkler

 

 

 

 



  

 

 

 

Mehmet İŞLEYEN

’O haram bu haram nasıl yedin bu haltı!’’


‘’O haram bu haram nasıl yedin bu haltı!’’

                                                                                Mehmet İŞLEYEN

   Mehmet  amcanın bostanını izinsiz  yolan bir genç içki şişesini de karpuzların yanına bırakarak gitmiş.Bu olayı gören ve  şaşıran  Mehmet Amca  şişeyi eline almış tepkisini belirterek;

                        -“O haram bu haram nasıl yedin bu haltı “demiş. 


“Aç emice aç neyse bu kız helak oldu”

                                   Mehmet İŞLEYEN

     Köyün dışında üzümbağı ve arılığı bulunan Mehmet Amca birgün akşamüzeri arılıkta dinlenirken birkaç muzip kişi arılığın kapısını dışarıdan kilitleyerek

Mehmet Amcanın içeride kalmasına neden olmuş.Sabahın erken saatlerinde bahçesine gelen M.İşleyen in amcazadesi ne şöyle demiş:

            “Aç emice aç ben neyse bu kız helak oldu”demiş


“Tütünü yok bizi öldürecek”

                                                             Mehmet  İŞLİYEN

  Bağ evini inşaa eden M.İşliyen oğlu ve kızı ile çalışıp akşama kadar inşaatın duvarlarını büyük ölçüde tamamlamış.Ancak birkaçtane daha taş lazım deyince,oğlu meyilli olan tepeye çıkarak taş yuvarlamış.Fkat gelen taşlardan biri binanın duvarını yerle bir etmiş.Bunun üzerine Mehmet amca şöyle demiş:

“Kalk gidelim kızım Tenzile bu …………..un tütünü yok bizi öldürecek”.


“Seferberlik gördüm.Ot yedim ölmedim.

Adam açlığından ölüyorum.”

                                                              İsmail Bülbül

 

     Seferberlik yıllarını yaşayan köyümüz yaşlılarından İsmail dayı o yokluk dönemlerini anlatırken komşuluk ve insanlık ilişkilerinin çok iyi olduğunu bu gün o ortamın ve komşuların olmadığını anlatmak istemiş ve şöyle demiştir.

               -  “Seferberlik gördüm. Ot yedim ölmedim.

           21.asırda adam açlığından ölüyorum. “

 


“Okundu dosyasına kondu yapıyorum”

                                                                                  İsmail BÜLBÜL

 

 

Nahiyelerin lav edilmesinin son dönemlerinde,Oğuz nahiyesinde odacılık yapan  İsmail Amcaya   (diploması yok fakat okuryazar) sorulur?

                      —Nahiyede müdür yok, eleman yok evrak gelince ne işlem yapıyorsun?

Cevap:

                    -  ‘’Okundu dosyasına kondu yapıyorum.’’

 


Buna pil nerden konuyor?

                                                                                   Ali AKAN

 

Yaklaşık 40 yıl önce radyosu bozulan Hayrullah dayı tamirci ararken Ali dayı ben yaparım demiş.tabi orada bulunanlar önce hayretle bu radyo tamirini nereden öğrenmiş diye düşünürken İbrahim Bülbül Hayrullah dayıya hitaben yapar.Ali ,yapar benim radyomuda yaptı değince Hayrullah dayı çaresiz bu işe inanır.odasına ustaya çay demlemeye gider.Bizim usta Ali Dayı’da büyük bir kerpeten ve koskocaman çekiç elinde Hayrullah dayının odasına gider. İbrahim Bülbülü’nde hazır olduğu sırada odada kalan büyük sandık şeklindeki radyoya yanaşan Ali dayı radyonun kapağını açmak için epey uğraşır geçen zamanda çaylar içilir. O arada yahu “bu radyoya pil nereden konuyor diye sorar”.  Maksadı ortamı yumuşatıp oradan uzaklaşmak olan Ali dayının imdadına akşam ezanı yetişir.Hocanın namaza davetini fırsat bilen Ali Dayı cami ye gider birdaha da geri dönmez. 

 


“Yanim İbrahim bu böyle olmaz sen bir doktora görün”

                                                                                           Ali AKAN

 

 

 

Ali dayı ile İbrahim Şener kuzu çobanlığı yapatığı bir sırada kuzunun her dinlendiği saat başı İbrahim Şener Ali gel ekmek yiyelim diyerek belindeki peştanbalı açıyor ve karnını doyuruyormuş.Bu olayı  günde 5-6 kez tekrarlayınca  bizim ali dayı dayanamamış

            “Yanim İbrahim sen bir doktora görün bu böyle olmaz demiş”.

 


“İki kanepe bir halı ne olacak köydeki bu ihtiyarların hali”

                                                   Aziz ŞENER

            

Köyden şehirlere göçün hızlandığı bir dönemde,köyde genç nüfus azalır ve sadece yaşlılar kalır.Aziz ŞENER ise ilk defa Erzincana gelmiş ve bir aileye misafir olmuştur.Gördüğü manzaradan etkilenir ve şöyle der:

“İki kanepe bir halı ne olacak köydeki ihtiyarların hali”.

 


“Bizim köy sönmüş bir petek gibi ara sıra yabani arılar girip çıkıyor”

                                                                                               Gülağa BÜLBÜL

 

Köyün viran olmaya başladığı dönemde ki durumuna üzülen Gülağa Bülbül.

“Bizim köy sönmüş petek gibi  ara sıra yabani arılar girip çıkıyor “ demiş.

 


“Ye yeki sabah tuza gideceksin”

                                                                                                  Akif YAĞCI

 

Eşeğine hiç arpa vermeyen Akif dayı o gece bir godik arpayı eşeğinin önünü dökmüş.ve:

            “Ye yeki  yarin tuza gideceksin”.demiş

 


SAYFA -  1 - 2 - 3

 

 

Tasarım: Orhan İŞLİYEN