|
Mehmet AKAN |
“Vallahi
ben o tilkiye keltaşlardan attım vuramadım”
Mehmet AKAN ( Necip Oğlu )
Muzip
bir delikanlı akşamleyin Mehmet çavuş un ahırından horozu götürmüş. horoz
dan biraz tüy yolarak ahırın kapısının altınada serpiştirmiş.ertesi gün
sabahleyin çavuşun hanımı inekleri çobana katarken komşu kadınlara
;
-akşam tilki bizim horozu götürmüş derken
olayı duyan Mehmet amca hemen lafa karışarak
-“Vallahi
ben o tilkiye akşam leyin kıraçtaki kel taşlardan attım vuramadım”Demiş
|
“Elenmiş
elenmiş …………………..kalmış”.
Harun BEKTAŞ
Büyük
kentlere yoğun bir şekilde göçün yaşandığı yıllarda bizim İdris
muziplik olsun diye atını eğerlemiş tebdili kıyafet olarak Nazım BEKTAŞ
ın evine misafir olarak gitmiş.Akşam karanlığı basmış olduğu için
tanınmayacağını tahmin etmiş ama Nazım komşusu İdrisi tanımış fakat
kendi kardeşi Haruna belli etmemiş.Haruna dönerek misafir odasının
sobasını yak misafir geldi demiş.Harunda abisinin kendini
aldatacağı hiç aklına gelmeden odanın sobasını yakmış.Misafiri buyur
etmiş,atını ahıra bağlamış.Biraz sonra olayı bilen İdrisin
arkadaşları birer birer odaya gelmiş ve misafire hoş geldin diyen
oturmuş.Çaylar içilmiş,sohbet koyulaşmış fakat İdrisin arkadaşları kıkır
kıkır gülüyorlarmış.Harun olayı anlamış yanında oturana
-bana
bir cigara ver demiş.
-abin burada cevabını verince
bizim Harun dayanamamış ve oradakilere hitaben.
-ne abisi demiş!
-“elenmiş elenmiş ……….kalmış “ demiş.
|
Yanim Ana
domatesi herkes kokluyor pilav pişirdim ne!
Ali AKAN
Ali dayı
çobanlık yaptığı dönemlerde şehre gitmiş bahar mevsiminde turfanda
dometesi görünce nefsi çekmiş ve bir miktar satın almış.Tabi yaylaya
gideceği için annesinede dometes aldığını söylemiş.Ertesi gün öğlen
davarı sağmaya getirmiş ve yemek için obaya varmış.ve
-anne domatesleri ne yaptın? Diye sormuş.
-domates pilavı pişirdim cevabını alınca
bizim
ali dayı sinirlenmiş ve annesine dönerek,
-“YANİM ana herkes domatesi kokluyor ,pilav pişirdim ne ! “ demiş.
|
|
|
“Bu ay
Muhsin ayı değil”
Kenan Hoca (işliyen)
Harman ayında tınaz makinesi ile buğday samandan ayrıldığı sırada oğlu
Muhsin in samanlığın bacasından içeri düştüğü söyleniyor.Tabi bu olayı
duyanlar hemen çocuğu kurtarmak için hareketleniyorlar. Tınaz makinesinin
durduğunu gören Kenan Hoca :
-Yahu bırakın şimdi yağmur geliyor
-“Bu ay Muhsin ayı değil” demiş.
|
|
“Ver bin
lira al bir eşek Ali vursun öldürsün”
Enver dayı
(Enver
Şener)
Enver dayı Elazığ dan
döneme göre çok yüksek bir fiyat vererek eşek satın almış.Oğlu Ali kazaen
attığı taş ile eşeği öldürmüş.Tekrara bir eşek daha satın almış.oğlu Ali
sol eliyle attığı taş ile onu da kazaen öldürmüş.Orada bulunan köylüler
-Enver dayı üzülme bir tane
daha alırsın deyince
Bizim Enver dayı dayanamamış
ve şöyle demiş:
-“Ver bin lira al bir eşek
vursun Ali öldürsün,ver bin lira al bir eşek vursun Ali öldürsün…”
|
|
“İşte
böyle olacak”
Erol Bülbül.
Delikanlılar
köyün tam karşısındaki tepenin üzerinde geceleyin ateş yakmış ateşin karşısında
oynuyorlar.Tabi bu arada köye karşı da silah atıyorlarmış.Muhtar
İbrahim(açıkbaş) bu olaya sinirlenmiş.eline bir sopa alarak gençleri
dağıtmak için tepeye çıkmış.Gençler ateşin alevinden karanlıkta
gelen muhtarı fark edememişler tabi.Tam o sırada gençler
dizilmiş halay çekiyorlar.Halayın başındaki oyunu yanlış oynarken bizim
Erol başa geçiyor ve
-
“İşte böyle olacak”
Diye
kollarını kaldırıp tarif ederken muhtar sopayı indirmesiyle
kalabalık bir anda dağılmış.
|
|
“Bu
seferde fileleri doldurduk”
Harun
Bektaş
Yaz ayarında Erzincan ve Kemahta yaşayan köylüler,ailelerine
yardım için hafta sonu köye gidiyorlar iki gün çalışıp geri
dönüyorlar.tabi dönerken,anneleri.babaları ve yakınları köy armağanı
koyuyorlar.tekrar çalışmak için geri döndüklerinde bizim Haruna
sormuşlar: -köyde ne yaptınız ne yapmadınız.
Cevap:
-“Bu haftada fileleri doldurduk”.
|
|
“Dur
bakayım bu niye zaptolmuyor”
Harun
Bektaş
Koyun otlatırken Oguz
Köyündeki çobanlar bizim meraya gelmişler.Harun ve arkadaşları olaya
müdahale etmişler.Bir kişi olan çobanı ikna edip kendi köyüne göndermeye
çalışırken, kavga başlamış.Kavga ile hiç ilgilenmeyen bizim Harun,belli
zamandan sonra Yabancı köy çobanının ikna olmadığını görünce canı
sıkılmış ve olaya müdahale ederek
Elinde sopası ile olay yerine yanaşmış ve:
-“Durun bakayım bu neden zaptolmuyor “ diyerek çobana girişmiş.
|
|
“Ne Müslüman
kavga eder”
Harun Bektaş
Bizim Harun arkadaşı ile davar otlatırken arkadaşı başka bir sürünün
çobanı ile kavga eder. Harun ise hiç ilgilenmez.İki kişi birbirini bayağı
hırpalar .Başka çobanlar gelip bu iki kişiyi ayırırlar .O arada
kendi arkadaşı Haruna dönerek sorar;
-neden beni savunmadın?
Cevap:
-ne Müslüman kavga eder!!
|
|
“O biraz
rahatsız”
Harun Bektaş
Birgün önce At ve Katırla
gübre taşıyan bizim Harun a komşusu Mehmet dayı sorar :
-Harun neden bugün tek at ile çalışıyorsun? Katır nerede ?
Harun bir an duraklar ve :
-o biraz rahatsız. Cevabını verir.
Mehmet dayı bu işte bir şey var diyerek konuyu
araştırır. Ve olayın iç yüzünü öğrenir.Harun çatma sepeti üzerinden atıp
ahıra koşan katırı yakalayamamış,ve ahırda bulduğu katırı yerinden
kalkamayacak darecede dövmüş sonuçta “o biraz rahatsız”demek durumunda
kalmıştır.
SAYFA - 1 - 2 -
3 |
|
|