Ana Menü
 

 

 

 

 

 

  Ana Sayfa
  Tanıtım
  Kültür
  Edebiyat
  Eriç Spor
  Şenliklerimiz
  Sülaleler

  Dernek
  Şivemiz
  Önemli Şahsiyetler
  Haber Arşivi
  İletişim
 
 
Alt Menü

 

 

  Ziyaretci Defteri
  Resim Galerileri
  Eriç Belgeseli
  Sizlerden Gelenler
 

 

Genel

 

 

  Yöresel Yemekler
  Köy Muhtarları
  Aramıza Katılanlar
  Aramızdan Ayrılanlar
  Online Oyun Oyna
  Çocuklar İçin
 

 

Ziyaretçi Köşesi
 

     

    Defteri Oku    Deftere Yaz

 

 

Web Siteleri

 

 

  Burhan İşliyen Web
  Kemah Kaymakamlığı
  Kemahlılar.com
 

İlgili Linkler

 

 

 

 


     ULAŞIM: Köyün ulaşımı 1935 yılında yöreden geçen Haydarpaşa Kars arası demir yolları Eriç Köyü topraklarından geçmekte olup yörenin önemli bir ulaşım aracıdır.Erzincan-Divriği arasında Banliyö treni hergün sabah akşam çalışmaktadır.Doğu Ekspresi ve Erzurum Ekspresi de günün değişik saatlerinde Eriç istasyonundan geçmektedir.

         Köyün kara ulaşımı,Kemah-Oğuz grup yolu diye adlandırılan stabilize yoldan sağlanmaktadır.Bu yol önceleri nahiye yolu olup karayollarına bağlın idi. 2001 yılında yol köy hizmetleri ağına alınmıştır.Kemah ilçesinden sonra 10.Km .bölümü asfalt olan yolun kalan 18 km.lik bölümü ise stabilizedir. Eriç istasyonu ile Köy arasındaki mesafe 7 Km. dir.Köyün Kemah ilçesine olan uzaklığı ise 28 Km uzaklıktadır.K öy yolu kış yaz ulaşıma açıktır. 

       EKONOMİ: 

Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası(Prf. İsmet Miroğlu)adlı Kitapta 1520-1566 yılları arası anlatılırken Ericek olan köyün bugünkü eriç  köyü olduğu o dönemde Buğday,Arpa,Pamuk,Bal ve Bostan yetiştirdiği,vergihasılasının ise:1516’da:6000,1530’da:7350,1568’de:10400,ve 1591’de:15250 Akçe olduğu bildirilmiştir.

Köyün arazisi meyilli olup düz ve ekilebilen alanlar azdır.Bu nedele köy halkı genellikle hayvancılıkla geçinirdi.sulanabilen arazilerde her türlü tahıl,hububat,sebze ve meyve yetişmektedir.Elma ,Dut ve Ceviz bahçeleri  köye ayrı bir renk katmaktadır.Üzüm bağları ,köyün başka bir gelir kaynağıdır.Eski yıllarda yetiştirilen üzüm ve bostanlar yaylalarda ve diğer köylerde mübadele yöntemi ile satılırdı. Köy merası çıplak değildir.sukanabilen yerlerde meyve ağaçları ,kavak,söğüt,yetişmekte olup, susuz yerlerde meşe ardıç dişbudak, gibi orman ağaçlarıda bulunmaktadır.

Köyde hayvancılık önemli bir gelir kaynağı iken büyük şehirlere göçün hızlandığı 1980’li yıllarda küçükbaş hayvan yetiştiriciliği sona ermiştir. Hayvancılığın yaygın olduğu yıllarda önce ZovikYaylasına,daha sonra Ardeviz’e ,Ahmedin Yurduna,Belfidirişe,Uzunkara,buradanda kar eriyip sular çekilince kaynak suyu olan aşağı dağa (obalar)çadırlar kurulurdu.Bu yaylalarda küçük baş hayvancılığın ürünleri olan Yağ,Peynir üretimi yapılırdı.

        AVCILIK:  Köyümüz kara avcılığı bakımından çok zengin durumunda olup ava merakı olanların iştahını kabartmaktadır.Köyümüzün dağları  halk arasında Yalçın Çakmaştaş diye bilinen dağlardan oluşur.Rakım olarak 2300-2400 metreyi bulmaktadır.Av yapmak keyifli olduğu kadarda zordur. Avcıların dağda gece kalabileceği mağaralar bulunmaktadır.Bunlardan bazıları:Teke Deresinde bulunan Deliklerin Mağara,Gunt dağında bulunan Aziz Dedenin Mağarası,Garmoşada bulunanGarmoşanın Mağara  bilinen belirli mağaralardır.

Köyümüzde  Av yapılabilecek eti yenen hayvanları şöyle sıralayabiliriz.Dağ Keçisi, Kınalı Keklik, Çil Keklik, Ur Keklik, Çulluk, Bıldırcın, Kara Tavuk, Serçe, Sıvırcık, Tavşan, Güvercin,Üveyk, Ördek, göçmen kuşların geçit yolu olması nedeni ile zaman zaman Turna ve Gaz görülmüştür.

Eti yenmeyen ve köyümüzde yaşayan yabani hayvanları ise:  Boz Ayı, Kurt, Tilki, Porsuk, Sansar, Domuz,ve  Varşak İsimlerini saydığımız hayvanlar kanunların vermiş olduğu ölçüde avlanabilmektedir.

         Çok eskiden avcılar zor şartlarda av yaparlardı.Dolma tüfeklerle ava gidilir,avı vurabilme şansları az olurdu.Şimdi ise teknolojinin gekişmesi ile otomotik av tüfekleri çıkmış ve bu tüfeklerle yapılan av ekolojik dengeyi bozmuş,av hayvanlarının neslinin tükenmesine neden olmuştur.Bizlere düşen görev ise bu güzel köyümüzü korumak ,bu zenginliğin devamını sağlayarak gelecek kuşaklara bırakmaktır.

         Köyümüz de kara avının yanında balık avı da yapılmaktadır.Olta ve sepme ile  balık avlanılabilmektedir. Köyümüzün  içinden geçen Gelin Deresi ,Eriç Çayı  ve bunların bağlantılı olduğu köyümüze 7 kilometre uzaklıktaki Fırat(Karasu) Nehri balık tutabileceğimiz ve köyümüze güzellik katan bulunmaz bir niğmettir

.Munzur Dağının eteklerinden gelen soğuk ve berrak olan  Eriç Çayı nda  önceleri Alabalık bulunur ve avlanılırdı.Şimdi ise yukarıda bulunan  Köy tarafından   suyun  kirletilmesi nedeni ile eski berraklık kalmamış çay yosunlaşmaya başlamış  ve Alabalık nesli tükenmeye yüz tutmuştur.Köyümüzde balık avı yapabileceğimiz  balık türleri  ise Sazan ve  Kefal dır.

         NÜFUS: Osmanlı dönemi:   1516: 9 hane,1530:14 hane,1568:26 hane,1591:36 hane

 1935 de 131 Kişi, 1940 da 226 kişi,   1945 de 202 kişi,   1955 de 224 kişi,   1960 da 269 kişi,   1965 de 264,1970 de 249 kişi, 1980 de 207 kişi,   1985 de 186 kişi,1990 de 154 kişi.

         ERİÇ (ERİCEK) KÖYÜ TARİHİ:    Erzincan ili Kemah ilçesi Eriç Köyü ‘nün tarihini doğru tahlil edebilmek için öncelikle Erzincan-Kemah tarihini dönem dönem kısaca inceleyelim.

Milattan Önce: M.Ö. ki yıllarda Kemah’ın bir kısmında uzun yıllar Ermeniler yaşamış M.S. da Erzincan ve çevresine Küçük Ermenistan adı verilmiş.(Ali Kemali: Erzincan Tarihi)

Milattan Sonra: Erzincan ve havalesi Hicretten 89 yıl öncesine kadar İraniler bazında Ermeniler idaresinde kalmış ve o dönemler TARANAGHİ adı verilen Kemah, Kuzey Ermenistan sınırlarında kalmaktaydı.

İslamiyet Döneminde: A-Hulefayı Raşit Dönemi: Emevilerden Abdulmelik Rumların elinde bulunan Kuzey anadoluya saldırır, miladi 699 (hicri 80) tarihinde Ermenistan ve Erzurum’u zapt eder böylece Erzincan ve çevresi kesin olarak İslam eline geçer.

Cesur bir komutan olan Malatya valisi Ömer bin Abdullah Yanındaki Türk askerleriyle Malatya dan Trabzon’a geçmek için  Arapkir-İliç –Eriç –Kemah –Erzincan yolunu izlemiştir.(aynı yol bu gün bile o iki yer arasında tek kervan yoludur) . Buda gösteriyor ki Erzincan Kemah Mütevekkil zamanında da İslam ehlinin eline geçmiş.(m.s..859)

B-Selçukiler Dönemi:Erzincan ve Kemah kalesi Mengüçek oğullarından Selçuklulara geçmesi 1.Keykubat döneminde olmuştur.

C-Beni Menküçek: Türk beylerinden Menküçek döneminde de Erzincan ve Kemah Mengüceliler elinde kalmıştır.

D-Ertene oğulları:1244 – 1398 tarihleri arasında Erzincan’a hakim olmuşlardır.

         OSMANLILAR DÖNEMİ:

Beyazıt dönemin Erzincan hâkimi Tuhratanı yenerek Erzincan’ı işgal etti. Timur ile Beyazıt arasında Erzincan dolaylarında çok kez savaştı. Timur Erzincan da bir kısım kiliseleri yıktı. Uzun Hasan ı Otlukbelinde mağlup eden Fatih 1473 de Erzincan a sahip oldu. Daha sonra Uzun Hasan ın oğlu Uğurlu Mehmet Fatih e sığındı ve Fatih in kızı Gevher hatunla evlenerek Sivas valiliğine atandı.

     Şah İsmail in elindede bir süre kalan Erzincan ı Yavuz Sultan Selim Çaldıran da yaptığı muhteşem savaş sonucu aldı.Şah İsmail yenilgiden sonra kaçtı.(1514).Yavuz Sultan Selim Bayburt u ,Kığıyı, Şebin karahisarı ,Trabzonu,Erzincan a bağlayarak Bıyıklı Mehmet Paşayı Erzincan a vali tayin etti.

     Yıldırım Beyazıt zamanında Timurtaş tarafından Türk eline bağlanan Kemah Kalesi 1515 yılında Kızılbaşlardan alarak kaleye zafer bayrağını dikmiş, kalenin her tarafını gezen Yavuz kalenin korumasını KaraçinoğluAhmet Beye vermiş ve Sivasa dönmüş. Kemah Kalesinin zaptı olağanüstü birolay olarak değerlendirilmiştir.

     Yavuz Sultan Selim den sonra Erzincan a muhteşem birorduyla gelen Kanuni Sultan Süleyman a Erzincanlı çok ilgi göstermiş ordu burada dinlenmiş Bağdat ve Tebriz in fethiyle sefer sona ermiş. Bu sırada idari yapıda da yenilik yapan Kanuni Bayburt ve KEMAH SANCAKLARINI Diyarbakır eyaletine bağlamıştır.(1540)  Bu tarihten sonra Erzincan epey bir süre savaş alanı olmaktan kurtulmuştur.     Erzincan 1635 yılına kadar bir kısım grupların isyanları ile çalkalandı. Murathan bu isyanları bastırdı.

Erzincan da Ermeni Olayı:Osmanlılar gayrı müslümleri, Ermenileri askere almamış. Bunlardan Ermeniler tüccarlık yaparak çeşitli sanat dalları ile uğraşarak yoplumun ileri gelenleri durumuna gelmişlerdir. Rahatlarına kavuşan Ermenilerde milliyetçilik duyguları gelişerek yeni ermenistanı kurmak için gizli gizli lobiler kurarak çalışmalar yapmış ve iç isyanlarla Müslüman Türklere karşı katliamlar yapmışlardı. Erzincanda bu katliamlardan nasibini almış çok önemli isimler Ermeniler tarafından katledilmiş olduğu (Ali Kemali nin) “Erzincan Tarihi” adlı kitabında anlatılmıştır.

Seferberlik ilanında Erzincan da yaşayan Ermeniler in ¾ ü İran ve Rus sınırlarından geçerek Rusya ya kaçmışlar kaçarken dahi katliamlara devam etmişlerdir.Bu dönemde Ermeniler Kemah ta da boş durmamışlar Garni Köyünün üst tarafındaki çanlı manastırda yaşayan ermeni fedailerinden Pupen yanına topladığı yüzsüz alçaklarla Türklere sarkıntılık yapmışlardır.

Erzincan Rus idaresinde:14.Şubat 1916 da Erzurum u kaybeden Osmanlı ordusu geri çekilerek vatanı korumaya başladı. İki yıl kadar süren rus işgalinde Türklere en çok mezalimi Ermeniler yapmış Ruslar ı gölgede bırakmış tı. Erzincan da bir çok katliam ve zulüm gerçekleştiren Ermeniler in bu kötülükleri 13.şubat 1918 de Erzincan ın düşman istilasından kurtulması ile son bulmuştur.(Ali Kemali ermeni mezalimini kitabında ayrıntılarıyla izah etmiştir.)

Meşrutiyetten önceki ve sonraki harekât: Bu dönemde Dersim Kürtleri Erzincan ın başına büyük işler açmış çocuklarını askere göndermemiş, devlete vergi vermemiş, talan ve isyanlarla bölgeye korku sarmışsa da Kahraman Türk Ordusu bu isyanları bastırmış ve Ülkeyi kurtuluş savaşına hazırlamıştır. Dersim olayları birinci dünya savaşı yıllarında ve İstiklal Savaşı sırasında da devam etmiş bölge halkı bu isyanlardan çok etkilenmiş ve huzursuz olmuştur. Kemah ilçesi Eriç Köyü yaylalarıda Dersim ile sınır olduğundan bu köyde talan ve isyanlardan civar köyler gibi nasibini almıştır.

Erzincan da ve çevresinde Yer- Köy adları Tahlili: Tahir Erdoğan Şahin in”Erzincan Tarihi” adlı kitabında köy ve yerleşim yerleri tahlili yapılmış, bunlar arasında  “ER” ile başlayan isimler hakkında şöyle bilgi verilmiştir.

Erdene =merkez, Ergan  = merkez, Ergü    =eğin, ERİÇ   =KEMAH, Erkağan= Kemah, Ermelik = Kemah, Ernamı   = İliç

BU KÖYLER İN ADLARININ TÜRKÇE OLDUĞU AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR.

“ER”:Yiğitlik, erkeklik, asker yapılı kişi demektir. Er-gan, Er-kan, Er-melik, Er-namı, “Er”den türetilmiş kelimelerdir.

         “Er”: Erkek Yiğit- “iç”:içli erkek- ,”ERİÇ”: İÇLİ ERKEK anlamına gelmekte olup diğer bir tabirle ,”ERİÇ”:kalınca bükülmüş yün veya pamuk ipliğine verilen addır.

         Temin edilen tarih bilgileri ışığında yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucu Eriç Köyünün yerleşim yeri olanması Kemah tarihi ile paralel olduğu kanaatine varılmıştır. Bu havalede M.Ö. ve M.S özellikle Munzur dağları eteklerinde ki sulak yaylalarda hayvancılıkla uğraşan yöre insanı zamanla yerleşik düzene geçmişler, Hayvancılığın yanında M.S ki yıllarda küçük çapta çiftçilik yapmışlar, meyve, sebze ve hububat yetiştirmişlerdir. Prf. Dr. İsmet Miroğlu nun “KEMAH SANCAĞI ERZİNCAN KAZASI”adlı kitabı Eriç Köyünü şöyle tanıtmıştır:

         “Ericek (Eriç) sakinlerini Müslümanların teşkil ettiği bu köyde, 1516’da 8 hane, 1 mücerred; 1530’da 14 hane, 2 mücerred,2 sipahi; 1568’de 36 hane,14 mücerred;1591’de 26 hane, 2 mücered vardı. Yetiştirdiği ürünler buğday, arpa, pamuk, bal ve bostandan müteşekkil olup, vergi hâsılası 1516’da 6000,1530’da 7350,1568’de10400 ve 1591’de 15250 akça idi.

         1516 tarihinde ıssız ve harap bir halde bulunan köye 9 nefer sipahi, sefer zamanı 5 eşküncü eşdirmek ve virane yerleri mamur bir duruma getirmek kaydı ile buraya yerleştirilmiş, buna mukabil olarak da köyün yıllık hâsılatı kendilerine tahsis edilmişti.”

         Eriç köyü isminin Türk, burada yaşayanların ise Müslüman olduğu tarih kitaplarında açıkça belirtilmiştir.           KAYNAK:   1-Erzincan Tarihi (Ali Kemali)

                            2-Erzincan Tarihi 2cilt(Tahir Erdoğan Şahin)

                            3-Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası (Prf. Dr. İsmet Miroğlu)

                            4-Kemah Kitabı (Yılmaz Kurt)

                            5- Aşağı Armudan Kemah Kitabı (Amerikadaki Ermeni yazar)

                            6-Elazığ daki Osmanlı arşivlerinden alıntılar.              

 

                                                                   SAYFA  1 -2

 

Tasarım: Orhan İŞLİYEN