|
ULAŞIM:
Köyün ulaşımı
1935 yılında yöreden geçen Haydarpaşa Kars arası demir yolları Eriç Köyü
topraklarından geçmekte olup yörenin önemli bir ulaşım aracıdır.Erzincan-Divriği
arasında Banliyö treni hergün sabah akşam çalışmaktadır.Doğu Ekspresi ve Erzurum
Ekspresi de günün değişik saatlerinde Eriç istasyonundan geçmektedir.
Köyün kara ulaşımı,Kemah-Oğuz grup yolu diye adlandırılan stabilize yoldan
sağlanmaktadır.Bu yol önceleri nahiye yolu olup karayollarına bağlın idi. 2001
yılında yol köy hizmetleri ağına alınmıştır.Kemah ilçesinden sonra 10.Km .bölümü
asfalt olan yolun kalan 18 km.lik bölümü ise stabilizedir. Eriç istasyonu ile
Köy arasındaki mesafe 7 Km. dir.Köyün Kemah ilçesine olan uzaklığı ise 28 Km
uzaklıktadır.K öy yolu kış yaz ulaşıma açıktır.
EKONOMİ:
Kemah Sancağı
ve Erzincan Kazası(Prf. İsmet Miroğlu)adlı Kitapta 1520-1566 yılları arası
anlatılırken Ericek olan köyün bugünkü eriç köyü olduğu o dönemde
Buğday,Arpa,Pamuk,Bal ve Bostan yetiştirdiği,vergihasılasının
ise:1516’da:6000,1530’da:7350,1568’de:10400,ve 1591’de:15250 Akçe olduğu
bildirilmiştir.
Köyün arazisi
meyilli olup düz ve ekilebilen alanlar azdır.Bu nedele köy halkı genellikle
hayvancılıkla geçinirdi.sulanabilen arazilerde her türlü tahıl,hububat,sebze ve
meyve yetişmektedir.Elma ,Dut ve Ceviz bahçeleri köye ayrı bir renk
katmaktadır.Üzüm bağları ,köyün başka bir gelir kaynağıdır.Eski yıllarda
yetiştirilen üzüm ve bostanlar yaylalarda ve diğer köylerde mübadele yöntemi ile
satılırdı. Köy merası çıplak değildir.sukanabilen yerlerde meyve ağaçları
,kavak,söğüt,yetişmekte olup, susuz yerlerde meşe ardıç dişbudak, gibi orman
ağaçlarıda bulunmaktadır.
Köyde
hayvancılık önemli bir gelir kaynağı iken büyük şehirlere göçün hızlandığı
1980’li yıllarda küçükbaş hayvan yetiştiriciliği sona ermiştir. Hayvancılığın
yaygın olduğu yıllarda önce ZovikYaylasına,daha sonra Ardeviz’e ,Ahmedin
Yurduna,Belfidirişe,Uzunkara,buradanda kar eriyip sular çekilince kaynak suyu
olan aşağı dağa (obalar)çadırlar kurulurdu.Bu yaylalarda küçük baş hayvancılığın
ürünleri olan Yağ,Peynir üretimi yapılırdı.
AVCILIK: Köyümüz kara avcılığı bakımından çok zengin durumunda olup ava
merakı olanların iştahını kabartmaktadır.Köyümüzün dağları halk arasında Yalçın
Çakmaştaş diye bilinen dağlardan oluşur.Rakım olarak 2300-2400 metreyi
bulmaktadır.Av yapmak keyifli olduğu kadarda zordur. Avcıların dağda gece
kalabileceği mağaralar bulunmaktadır.Bunlardan bazıları:Teke Deresinde bulunan
Deliklerin Mağara,Gunt dağında bulunan Aziz Dedenin Mağarası,Garmoşada
bulunanGarmoşanın Mağara bilinen belirli mağaralardır.
Köyümüzde Av
yapılabilecek eti yenen hayvanları şöyle sıralayabiliriz.Dağ Keçisi, Kınalı
Keklik, Çil Keklik, Ur Keklik, Çulluk, Bıldırcın, Kara Tavuk, Serçe, Sıvırcık,
Tavşan, Güvercin,Üveyk, Ördek, göçmen kuşların geçit yolu olması nedeni ile
zaman zaman Turna ve Gaz görülmüştür.
Eti yenmeyen
ve köyümüzde yaşayan yabani hayvanları ise: Boz Ayı, Kurt, Tilki, Porsuk,
Sansar, Domuz,ve Varşak İsimlerini saydığımız hayvanlar kanunların vermiş
olduğu ölçüde avlanabilmektedir.
Çok
eskiden avcılar zor şartlarda av yaparlardı.Dolma tüfeklerle ava gidilir,avı
vurabilme şansları az olurdu.Şimdi ise teknolojinin gekişmesi ile otomotik av
tüfekleri çıkmış ve bu tüfeklerle yapılan av ekolojik dengeyi bozmuş,av
hayvanlarının neslinin tükenmesine neden olmuştur.Bizlere düşen görev ise bu
güzel köyümüzü korumak ,bu zenginliğin devamını sağlayarak gelecek kuşaklara
bırakmaktır.
Köyümüz de kara avının yanında balık avı da yapılmaktadır.Olta ve sepme ile
balık avlanılabilmektedir. Köyümüzün içinden geçen Gelin Deresi ,Eriç Çayı ve
bunların bağlantılı olduğu köyümüze 7 kilometre uzaklıktaki Fırat(Karasu) Nehri
balık tutabileceğimiz ve köyümüze güzellik katan bulunmaz bir niğmettir
.Munzur
Dağının eteklerinden gelen soğuk ve berrak olan Eriç Çayı nda önceleri
Alabalık bulunur ve avlanılırdı.Şimdi ise yukarıda bulunan Köy tarafından
suyun kirletilmesi nedeni ile eski berraklık kalmamış çay yosunlaşmaya
başlamış ve Alabalık nesli tükenmeye yüz tutmuştur.Köyümüzde balık avı
yapabileceğimiz balık türleri ise Sazan ve Kefal dır.
NÜFUS: Osmanlı dönemi: 1516: 9 hane,1530:14 hane,1568:26 hane,1591:36 hane
1935 de 131
Kişi, 1940 da 226 kişi, 1945 de 202 kişi, 1955 de 224 kişi, 1960 da 269
kişi, 1965 de 264,1970 de 249 kişi, 1980 de 207 kişi, 1985 de 186 kişi,1990
de 154 kişi.
ERİÇ (ERİCEK) KÖYÜ TARİHİ: Erzincan ili Kemah ilçesi Eriç Köyü ‘nün tarihini doğru tahlil edebilmek
için öncelikle Erzincan-Kemah tarihini dönem dönem kısaca inceleyelim.
Milattan Önce:
M.Ö. ki yıllarda Kemah’ın bir kısmında uzun yıllar Ermeniler yaşamış M.S. da
Erzincan ve çevresine Küçük Ermenistan adı verilmiş.(Ali Kemali: Erzincan
Tarihi)
Milattan Sonra:
Erzincan ve havalesi Hicretten 89 yıl öncesine kadar İraniler bazında Ermeniler
idaresinde kalmış ve o dönemler TARANAGHİ adı verilen Kemah, Kuzey Ermenistan
sınırlarında kalmaktaydı.
İslamiyet
Döneminde: A-Hulefayı Raşit Dönemi: Emevilerden
Abdulmelik Rumların elinde bulunan Kuzey anadoluya saldırır, miladi 699 (hicri
80) tarihinde Ermenistan ve Erzurum’u zapt eder böylece Erzincan ve çevresi
kesin olarak İslam eline geçer.
Cesur bir
komutan olan Malatya valisi Ömer bin Abdullah Yanındaki Türk askerleriyle
Malatya dan Trabzon’a geçmek için Arapkir-İliç –Eriç –Kemah –Erzincan yolunu
izlemiştir.(aynı yol bu gün bile o iki yer arasında tek kervan yoludur) . Buda
gösteriyor ki Erzincan Kemah Mütevekkil zamanında da İslam ehlinin eline
geçmiş.(m.s..859)
B-Selçukiler
Dönemi:Erzincan
ve Kemah kalesi Mengüçek oğullarından Selçuklulara geçmesi 1.Keykubat döneminde
olmuştur.
C-Beni
Menküçek:
Türk beylerinden Menküçek döneminde de Erzincan ve Kemah Mengüceliler elinde
kalmıştır.
D-Ertene
oğulları:1244
– 1398 tarihleri arasında Erzincan’a hakim olmuşlardır.
OSMANLILAR DÖNEMİ:
Beyazıt
dönemin Erzincan hâkimi Tuhratanı yenerek Erzincan’ı işgal etti. Timur ile
Beyazıt arasında Erzincan dolaylarında çok kez savaştı. Timur Erzincan da bir
kısım kiliseleri yıktı. Uzun Hasan ı Otlukbelinde mağlup eden Fatih 1473 de
Erzincan a sahip oldu. Daha sonra Uzun Hasan ın oğlu Uğurlu Mehmet Fatih e
sığındı ve Fatih in kızı Gevher hatunla evlenerek Sivas valiliğine atandı.
Şah
İsmail in elindede bir süre kalan Erzincan ı Yavuz Sultan Selim Çaldıran da
yaptığı muhteşem savaş sonucu aldı.Şah İsmail yenilgiden sonra
kaçtı.(1514).Yavuz Sultan Selim Bayburt u ,Kığıyı, Şebin karahisarı ,Trabzonu,Erzincan
a bağlayarak Bıyıklı Mehmet Paşayı Erzincan a vali tayin etti.
Yıldırım
Beyazıt zamanında Timurtaş tarafından Türk eline bağlanan Kemah Kalesi 1515
yılında Kızılbaşlardan alarak kaleye zafer bayrağını dikmiş, kalenin her
tarafını gezen Yavuz kalenin korumasını KaraçinoğluAhmet Beye vermiş ve Sivasa
dönmüş. Kemah Kalesinin zaptı olağanüstü birolay olarak değerlendirilmiştir.
Yavuz
Sultan Selim den sonra Erzincan a muhteşem birorduyla gelen Kanuni Sultan
Süleyman a Erzincanlı çok ilgi göstermiş ordu burada dinlenmiş Bağdat ve Tebriz
in fethiyle sefer sona ermiş. Bu sırada idari yapıda da yenilik yapan Kanuni
Bayburt ve KEMAH SANCAKLARINI Diyarbakır eyaletine bağlamıştır.(1540) Bu
tarihten sonra Erzincan epey bir süre savaş alanı olmaktan kurtulmuştur.
Erzincan 1635 yılına kadar bir kısım grupların isyanları ile çalkalandı.
Murathan bu isyanları bastırdı.
Erzincan da
Ermeni Olayı:Osmanlılar
gayrı müslümleri, Ermenileri askere almamış. Bunlardan Ermeniler tüccarlık
yaparak çeşitli sanat dalları ile uğraşarak yoplumun ileri gelenleri durumuna
gelmişlerdir. Rahatlarına kavuşan Ermenilerde milliyetçilik duyguları gelişerek
yeni ermenistanı kurmak için gizli gizli lobiler kurarak çalışmalar yapmış ve iç
isyanlarla Müslüman Türklere karşı katliamlar yapmışlardı. Erzincanda bu
katliamlardan nasibini almış çok önemli isimler Ermeniler tarafından katledilmiş
olduğu (Ali Kemali nin) “Erzincan Tarihi” adlı kitabında anlatılmıştır.
Seferberlik
ilanında Erzincan da yaşayan Ermeniler in ¾ ü İran ve Rus sınırlarından geçerek
Rusya ya kaçmışlar kaçarken dahi katliamlara devam etmişlerdir.Bu dönemde
Ermeniler Kemah ta da boş durmamışlar Garni Köyünün üst tarafındaki çanlı
manastırda yaşayan ermeni fedailerinden Pupen yanına topladığı yüzsüz alçaklarla
Türklere sarkıntılık yapmışlardır.
Erzincan Rus
idaresinde:14.Şubat
1916 da Erzurum u kaybeden Osmanlı ordusu geri çekilerek vatanı korumaya
başladı. İki yıl kadar süren rus işgalinde Türklere en çok mezalimi Ermeniler
yapmış Ruslar ı gölgede bırakmış tı. Erzincan da bir çok katliam ve zulüm
gerçekleştiren Ermeniler in bu kötülükleri 13.şubat 1918 de Erzincan ın düşman
istilasından kurtulması ile son bulmuştur.(Ali Kemali ermeni mezalimini
kitabında ayrıntılarıyla izah etmiştir.)
Meşrutiyetten
önceki ve sonraki harekât: Bu
dönemde Dersim Kürtleri Erzincan ın başına büyük işler açmış çocuklarını askere
göndermemiş, devlete vergi vermemiş, talan ve isyanlarla bölgeye korku sarmışsa
da Kahraman Türk Ordusu bu isyanları bastırmış ve Ülkeyi kurtuluş savaşına
hazırlamıştır. Dersim olayları birinci dünya savaşı yıllarında ve İstiklal
Savaşı sırasında da devam etmiş bölge halkı bu isyanlardan çok etkilenmiş ve
huzursuz olmuştur. Kemah ilçesi Eriç Köyü yaylalarıda Dersim ile sınır
olduğundan bu köyde talan ve isyanlardan civar köyler gibi nasibini almıştır.
Erzincan da
ve çevresinde Yer- Köy adları Tahlili: Tahir
Erdoğan Şahin in”Erzincan Tarihi” adlı kitabında köy ve yerleşim yerleri tahlili
yapılmış, bunlar arasında “ER” ile başlayan isimler hakkında şöyle bilgi
verilmiştir.
Erdene
=merkez, Ergan = merkez, Ergü =eğin, ERİÇ =KEMAH, Erkağan= Kemah, Ermelik
= Kemah, Ernamı = İliç
BU KÖYLER İN
ADLARININ TÜRKÇE OLDUĞU AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR.
“ER”:Yiğitlik, erkeklik, asker yapılı kişi demektir. Er-gan, Er-kan, Er-melik,
Er-namı, “Er”den türetilmiş kelimelerdir.
“Er”: Erkek Yiğit- “iç”:içli erkek- ,”ERİÇ”: İÇLİ ERKEK anlamına gelmekte olup
diğer bir tabirle ,”ERİÇ”:kalınca bükülmüş yün veya pamuk ipliğine verilen
addır.
Temin edilen tarih bilgileri ışığında yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucu
Eriç Köyünün yerleşim yeri olanması Kemah tarihi ile paralel olduğu kanaatine
varılmıştır. Bu havalede M.Ö. ve M.S özellikle Munzur dağları eteklerinde ki
sulak yaylalarda hayvancılıkla uğraşan yöre insanı zamanla yerleşik düzene
geçmişler, Hayvancılığın yanında M.S ki yıllarda küçük çapta çiftçilik
yapmışlar, meyve, sebze ve hububat yetiştirmişlerdir. Prf. Dr. İsmet Miroğlu nun
“KEMAH SANCAĞI ERZİNCAN KAZASI”adlı kitabı Eriç Köyünü şöyle tanıtmıştır:
“Ericek (Eriç) sakinlerini Müslümanların teşkil ettiği bu köyde, 1516’da 8 hane,
1 mücerred; 1530’da 14 hane, 2 mücerred,2 sipahi; 1568’de 36 hane,14 mücerred;1591’de
26 hane, 2 mücered vardı. Yetiştirdiği ürünler buğday, arpa, pamuk, bal ve
bostandan müteşekkil olup, vergi hâsılası 1516’da 6000,1530’da 7350,1568’de10400
ve 1591’de 15250 akça idi.
1516
tarihinde ıssız ve harap bir halde bulunan köye 9 nefer sipahi, sefer zamanı 5
eşküncü eşdirmek ve virane yerleri mamur bir duruma getirmek kaydı ile buraya
yerleştirilmiş, buna mukabil olarak da köyün yıllık hâsılatı kendilerine tahsis
edilmişti.”
Eriç
köyü isminin Türk, burada yaşayanların ise Müslüman olduğu tarih kitaplarında
açıkça belirtilmiştir.
KAYNAK: 1-Erzincan
Tarihi (Ali Kemali)
2-Erzincan Tarihi 2cilt(Tahir Erdoğan Şahin)
3-Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası (Prf. Dr. İsmet
Miroğlu)
4-Kemah Kitabı (Yılmaz Kurt)
5- Aşağı Armudan Kemah Kitabı (Amerikadaki Ermeni
yazar)
6-Elazığ daki Osmanlı arşivlerinden alıntılar.
SAYFA
1 -2
|