Ana Menü
 

 

 

 

 

 

  Ana Sayfa
  Tanıtım
  Kültür
  Edebiyat
  Eriç Spor
  Şenliklerimiz
  Sülaleler

  Dernek
  Şivemiz
  Önemli Şahsiyetler
  Haber Arşivi
  İletişim
 
 
Alt Menü

 

 

  Ziyaretci Defteri
  Resim Galerileri
  Eriç Belgeseli
  Sizlerden Gelenler
 

 

Genel

 

 

  Yöresel Yemekler
  Köy Muhtarları
  Aramıza Katılanlar
  Aramızdan Ayrılanlar
  Online Oyun Oyna
  Çocuklar İçin
 

 

Ziyaretçi Köşesi
 

     

    Defteri Oku    Deftere Yaz

 

 

Web Siteleri

 

 

  Burhan İşliyen Web
  Kemah Kaymakamlığı
  Kemahlılar.com
 

İlgili Linkler

 

 

 

 



                                                 UNUTANLARA KÖYÜMDEN…

    

                                    Yine bahar gelmiş memleketime,hazanı yaşayan köyüme...

                                    Dağlarında sarı çiçekler açmış,bininin başını sarmış laleler

                                    Herbiri birbirinden nazlı, birbirinden al,

                                    Semaya açmışlar ellerini,ya Rab! Ne güzel yakışmış bahar...

                                    Ne güzel yakışmış rüzgarın kırdığı dala.

                                    Mor menekşeler sarmış bahçeleri,kokusu sarmış yürekleri..

                                    Bahar ne yakışmış boynu bükük menekşeye...

                                    Gelin deresi yine yitirmiş bişeyleri..

                                    Coşmuş kükremiş geliyor;dağ havası getiriyor,umut getiriyor...

                                    Ninelere umut veriyor gelin deresi...

                                    Yol gözlüyor,yavrusunu bekliyor anneler,

                                    Babalar evlatlarını bekliyor,dedeler torunlarını...

                                    Düğünler davulunu zurnasını,mendil sallayan elleri unutmuş...

                                    Gelinler damatlar köylerini unutmuş...

                                    Evlatlar annesini,babasını;torunlar dedelerini unutmuş...

                                    Bir türkü sarmış şimdi köyümün dört bir yanını...

                                    Davul zurnanın yerini ney sesi sarmış..

                                    İki beli bükük nine,iki gözü görmez dede kalmış...

                                    Aşık olmuş rüzgar üzüm bağlarına

                                    Esip viran etmiş yarini..

                                    Değirmen taşı dönmez olmuş,

                                    Tandırı yakamaz olmuş ninenler

                                    Çünkü ateş tandıra değil yüreklerine düşmüş bu sefer....

                                    Toprak küsmüş sahibine,yağmur kar etmiyor,

                                    Bereket kar etmiyor domates çiçeğinin yetişmesine...

                                    Morakka,Koçandibi,Karadere,uzunçayır hepsi unutmuş ozanlarını

                                    Ayrı ayrı diyarlarda...

                                    Gurbette hasret çekenler,yüreklerine kor düşenler

                                    Eriç'i bir kez göreyim diyenler;

                                    Gelin bu yazda hep beraber neşelendirelim,ayrılığı silelim Eriç'in kaderinden..

                                    Gelin bu şenliklerde de bir olup,mendil sallayalım......

 

                                                                                     VİLDAN BEKTAŞ

 


 

VİRAN KÖYÜM

 

Karşımda duruyor munzur silsilesi

Eteklerinde çağlıyor Gelin Deresi

Geleni selamlıyor bahçelerde dut meyvesi

Çeliklikte dinlendiriyor gollik cevizin gölgesi

Bağlarda şen şakrakbülbül sesi

Ne güzeldi köyümde koyun kuzu sesi

Sürüleri yayılırdı kaşönünün düzüne

Çadırları kurulurdu Ardeviz in yüzüne

Şimdi lale sümbü-tutya dalında

Garipler dahi geçmez yayla yolunda

Kurtlu karın tutyası mor menekşesi

Kekliğin kolda çağlıyorn çeşmenin sesi

Dolaştım  yaylaları dağları

Ğezdim bahçeleri bağları

Doyamadım senin havan ile suyuna

Dönmem gerekiyor ERİÇ’im gurbet eline

Ne güzeldi köyümün çehresi

Viran olmuş bu anadolu köşesi.

                                                                                                  (ENDER AKTÜRK)

 


 

ÇİLEK

 

Çilek çiçek açanda

Karşı bağa göçende

İlla bizde tadarız

Çilekleri dökende

 

Çilek çiçeğin nasıl

Asıl dalından asıl

Eğer çilek vermezse

Yaratanda değil, bahçıvandadır kusur.

 

NOT:Hocagilin Mehmet  dikmek için karşılar ‘a çilek fide si götürüyormuş. fideleri gizlemeye çalışırken durumu farkeden Aziz amca hemen yukarıdaki şiiri söyleyivermiş.

                                                                                                     (  AZİZ ŞENER )

 


 

ERİÇ’İM

 

Çoktan beri çeker idim Eriç in yasını

Ölmeden görseydim güzelim yaylasını

 

Çağlayıp köye ninni söyleyen gelin deresini

Nasip olsada tatsam Eriç in dutunu pestilini

 


 

MANİ

 

Dut dibinde aşlama

Aşlamayı taşlama

Beni sana vermezler

Densizliğe başlama

 

 


 

DEYİŞ:

 

ERİÇ ‘İ SEL ALDI

BİR YAR SEVDİM EL ALDI”

 

 


 

DEYİŞ:

 

BÜLBÜL DALA KONARMI?

BÜLBÜLÜN KONDUĞU DAL SOLARMI?

 

 


 

MANİ

 

Hasan biniyi deliyor

Toprağını eliyor

Hasan böyle çalışmaz

Kendisini eyliyor

                                                              (S. GÜRPINAR)

 

 


 

ŞİİR

 

Hallarım kız, hallarım

Ben beklerim yolların

İncimidir dişlerin

Kalemidir kaşların

Sırmamıdır saçların

                                                               İ. BEKTAŞ

 

 


 

ŞİİR

 

Kader seni tokacınan ezerim

Seyyah olur şu alemi gezerim

Eğer bu böyle devam eder giderse

Ben canımdan bezerim

                                                                     (S.GÜRPINAR)

 

 

 

SAYFA... 1 - 2 - 3 - 4

 

 

 

Tasarım: Orhan İŞLİYEN